Bu bayram her şey istediğim gibi geçti. Bir çocuk gibi mutluydum İstanbla giderken. Halen de aklıma gelince yavşak bir tebessüm belirir yüzümde. Gece 00:00 - 00:30 sularında uyudum. Sabah 6:00'da annemin uyandırması ile uyandım. Hiç itiraz etmedim. Normalde beni uyandırmak hiç kolay değildir. Saçımı yıkayıp üzerimi giydim. Abim gelip bizi havalimanına götürdü. Havaalanına vardığımızda uçağın kalkmasına 45 dakika vardı. Check-in işlemini yapıp, valizleri teslim ederken İstanbuldaki sis yüzünden uçağın 45 dakika rötar yaptığını öğrendik. Çaresiz bir cafeye oturduk hep beraber, uçağın kalkış saatini bekledik. Babam çay içerken ben de gazeteye göz attım. Uçağın kalkış zamanı geldiğinde aprona gittik. Oradan geçip otobüse bindik ve uçağa geldik. Uçak, arkadan motorlu McDonnell Douglas'ın 88 veya 83 tipi modeliydi, tam emin değilim. Binince belediye otobüsünden farksız olduğunu gördüm. Acayip bir şekilde koltuklar sıkışık, eski ve rahatsızdı. Herneyse. Uçak havalandı, hostes şeker dağıtırken ben bir kaç kare fotoğraf çektim. Yine İstanbuldaki sis yüzünden uçak 15 dakika kadar havada tur atmak zorunda kaldı. Ve indik. Ben ve annem valizleri beklerken babam sigare içmek üzere dışarı çıktı. O sırada abimi aradım, indiğimizi bildirdim. Valizleri alıp dışarıya çıktığımızda eniştem ve oğlu bizi bekliyordu. Arabaya bindik ve yola çıktık. Eve geldiğimizden halam harika bir kahvaltı hazırlamış bizi bekliyordu. Kahvaltı yapıp sohbet ettik derken saat 14:30 - 15:00 oldu. Eniştemler de İstanbula inmişler. Telefon açtılar ve halamın oğlu ile onları alıp eve geldik. Hoş beş ettik, yemek yedik derken ilk gün böyle geçti. İkinci gün bayramdı. Önceki geceden konuşup kararlaştırıldığı üzere Bayram sabahı Eyüp Sultan Camii'nde bayram namazını kılacaktık. Sabah 5:00'de uyanıp Eyüp Sultan Camii'ne gittik. 1 saat kadar verilen vaazı hiç sıkılmadan dinlerken alttan ısıtmalı Camii'nin beni mayıştırmasına engel olamıyordum. O sırada bir karmaşa oldu ve sağ tarafa dönüp baktığımda bir kaç korumasıyla birlikte içeri giren Recep Tayyip Erdoğan'ı Gördüm. Oldukça şaşırmıştım. Böyle de 1 saat vaaz dinledikten sonra bayram namazını kılıp çıktık. Dışarıda eniştemin aldığı simitleri halamın evde termos'a koyduğu çay eşliğinde Eyip Sultan Camii'nin dışarısında yerken bizimkiler diğer akrabaları arayıp bayramlaşıyorlardı. Oradan çıkıp eve geldik. Eniştem kurban ile ilgilenmeye giderken biz evdeydik. Sohbet, yemek, çay derken akşamı da geçirdik. Bayram günü de böyle geçti.
Ertesi gün İstanbul'u gezecektik. Sabah kalkıp kahvaltı yaptıktan sonra eniştemin arabasına atlayıp Sirkeci'ye gittik. Tam 12 kişi. Orada arabayı parkedip başladık yürümeye. Sirkeci'den Eminönü'ne, Galata köprüsünden geçip Karaköy'e geldik. Tünel'den tramvaya binip İstiklal Caddesi'nde indik. İstiklal caddesini yürüyüp Taksim meydanına geldik, Oradan da Beşiktaş'a. Beşiktaş'tan tekneye binip Üsküdar'a geçtik. Üsküdar'da yarım saat kadar geçirdikten sonra tekrar vapura binip Eminönü iskelesine geldik. Oradan Sirkeci'ye, oradan da arabaya binip eve gittik. Güzel bir gündü. Bayramın ikinci günü de böyle geçti.
Ertesi gün Akın'ile görüşecektik. Sabak 8:30 gibi uyandım. Dışarıya baktığımda yağmur yağıyordu. Şansıma sokayım dedim kendi kendime. Akın ile mesajlaşıp, görüştükten sonra şemsiye alıp yola çıktım. Avcılardan metrobüs durağına giden dolmuşa bindim. Metrobüs durağında inip Mecidiyeköy'e giden metrobüse bindim. Metrobüs'de önümde oturan abladan; Mecidiyeköy'e gelince bana haber vermesini rica ettim. Yarım saat kadar sonra Mecidiyeköydeydim. Metrobüs durağından çıkıp meydana doğru yürümeye başladım. Yağmur o sırada şiddetini azaltmıştı. Meydanda şemsiye satan amcaya Metro istasyonunu sordum. Yerini öğrendikten sonra metroya gittim, jeton aldım ve metroya binip Taksim meydanına gittim. Yalnız Taksim'de inip metrodan çıkmam, Mecidiyeköy'den Taksim'e gelmemden daha uzun sürdü amına koyim. Metrodan çıktığımda Akın ile karşılaştım. Güleryüzüyle karşıladı beni. Görüştükten sonra başladık İstiklal caddesine doğru yürümeye. O sırada Pro Evolution Soccer 2009'un Become a Legend modundaki kariyerinden bahsetti bana. İstiklalde bir mekana girip tost ve ayran eşliğinde kahvaltımızı yapıp başladık yürümeye. Taksim'den Beşiktaş'a oradan da Dolmabahçe derken Ortaköy'e vardık. Büyük Mecidiye Camii'nin orada 2-3 dakika geçirikten sonra Ortaköyden otobüse binip Taksim'e geldik. Ne yapalım ne edelim derken Akın, sinemaya gidelim mi abi ? dedi. Olur dedim ve Beyoğlu Alkazar'dan, Yılmaz Erdoğan'ın Neşeli Hayat filmine 2 bilet aldık. Hem Filmin saatini beklelim, hem de kahve içip sohbet edelim derken Starbucks'da bulduk kendimizi. Orada 2 adet orta boy Karamelli Frappucino içip biraz da sohbet ettikten sonra filme girdik. Bu Karamelli Frappucino'nun hikayesi de ayrı bir komiktir. Neyse. Filmden çıktıktan sonra Taksimden metroya binip Mecidiyeköy'e, oradan da metrobüe binip ben eve Avcılar'a, Akın'da arkadaşı ile görüşmek üzere Edirnekapı'ya doğru yola çıktık. Akın, benimle görüşüp edirnekapıdan indi, ben de Avcılarda inip dolmuşa bindim ve eve geldim. Unutamayacağım çok güzel bir gündü. Bunun için Akın'a ne kadar teşekkür etsem azdır. Eve geldim. Üzerimi değiştim yemek yedim derken gece oldu. Ertesi gün sabah da Antalyaya gelecektik. Amına koyim daha yeni geldik ? Yok. Bitmişti tatil.
Sabah alelacele kahvaltı yapıp eniştem bizi havalimanına bıraktı. Oradan da diğerine nispeten daha iyi bir uçak olan Airbus A321 tipi uçağıyla Antalyaya geldik. Geldiğimiz gün ve ertesi gün mal gibiydim resmen. Böyle hüzünlü, bi' acayip. Tatil dönüşü sendromu dedim bunun için kendi kendime. Her güzel şeyin sonu olduğu gibi bizim bayram tatilimizin de bir sonu vardı. Ama herşeye rağmen unutmayacağım güzel bir tatildi. İlk başlarda iyi başladığımı düşündüğüm bu yazım sonlara doğru sapıtsa da sikseler silmeyeceğim bu yazıyı. Her okuduğumda yüzümde yavşakca bir tebessüm oluşturacak, ve ben bunu her hatırlayışımda mutlu olacağım.
08 12 2009
04 11 2009
Saç, Bant, Aşk
Saçına bant takan 10 kızdan 9'una aşık olabilirim. Eğer kız minyon ise, 10 kızdan 10'una da aşık olabilirim. Evet.
25 10 2009
Blog
Bi sike benzemeyen yazılarımın sadece 1-2 kişi tarafından okunduğunu bilmek beni hüzünlendiriyor.
16 10 2009
12 10 2009
Çocuk
Çocuk,
Her vedanın ardında bir bekleyeni vardır kimsenin bilmediği
Ve her gözyaşının altında bir dua, kimsenin duymadığı
Çevir gökyüzüne başını,
Bakma arkana!
Daha sert basa basa, daha güçlü!
Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla!
Gitmek yenilmek değil kazanmak da!
Gitmek gitmektir işte
Hepsi bu.
Her vedanın ardında bir bekleyeni vardır kimsenin bilmediği
Ve her gözyaşının altında bir dua, kimsenin duymadığı
Çevir gökyüzüne başını,
Bakma arkana!
Daha sert basa basa, daha güçlü!
Anlat bu kara şehrin yollarına ak adımlarınla!
Gitmek yenilmek değil kazanmak da!
Gitmek gitmektir işte
Hepsi bu.
11 10 2009
Kader
09 10 2009
DDarko
- Sinema bir okyanussa o daha kıyılarındadır.
- Sinema eleştirmeni, senaryo yazarı ve yönetmendir.
- Sıkı bir sinemaseverdir.
- Donnie Darko'yu abartısız 300 kere izleyendir.
- Umut Sarıkaya hayranıdır. (Bkz: Umut Sarıkaya)
- Gülücüğe odaklanandır. (Bkz: Gülücüğe Odaklan)
- Müzik zevki takdir edilesidir.
- Aşk adamıdır.
- Bayramlarda harçlık alamayandır.
- Sorunlu gençlerin dünyası ile yakından ilgili olandır.
- Profosyönel blog yazarıdır.
- Kısa filmleri bir bok'a benzemeyendir.
- Bana gönderdiği kısa filmlerini çeşitli yarışmalara gönderip, çeşitli ödüller kazanıp şu anda Antalyada beş yıldızlı bir otelde tatil yaptığımı bilmeyendir.
Hakan YILMAZ, Antalya, Ekim 2009.
- Sinema eleştirmeni, senaryo yazarı ve yönetmendir.
- Sıkı bir sinemaseverdir.
- Donnie Darko'yu abartısız 300 kere izleyendir.
- Umut Sarıkaya hayranıdır. (Bkz: Umut Sarıkaya)
- Gülücüğe odaklanandır. (Bkz: Gülücüğe Odaklan)
- Müzik zevki takdir edilesidir.
- Aşk adamıdır.
- Bayramlarda harçlık alamayandır.
- Sorunlu gençlerin dünyası ile yakından ilgili olandır.
- Profosyönel blog yazarıdır.
- Kısa filmleri bir bok'a benzemeyendir.
- Bana gönderdiği kısa filmlerini çeşitli yarışmalara gönderip, çeşitli ödüller kazanıp şu anda Antalyada beş yıldızlı bir otelde tatil yaptığımı bilmeyendir.
Hakan YILMAZ, Antalya, Ekim 2009.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


